Hobbit” İnsanının Pelvis Yapısı, İnsan Gibi Kalça Mekaniğine Sahip Olduğunu ve Daha Önce Düşünüldüğünden Daha Fazla Ortak Nokta”
Kristi Lewton ve meslektaşları, en az 60.000 yıl önce yaşamını yitiren Homo floresiensis türünün (genellikle “hobbit” olarak adlandırılan) olası bir üyesi olan LB 1’in yürüyüşünü yeniden inşa etmek istediler. Araştırmacılar, Endonezya’nın Flores adasında bulunan Liang Bua mağrasında bulunan yaklaşık 3 fit 6 inç boyundaki bu kadının kalça kemiklerine odaklandılar.
Daha önceki araştırmalar, bu kemiklerin üst kısımlarının vücuttan uzaklaştığını belirtmişti. Bu durum, LB 1’in daha eski insan akrabalarına benzediği izlenimi yaratmıştı. Ancak, pelvis ölçümlerinin farklı yöntemlerle yapılması, çelişkili sonuçlara yol açabiliyordu.
American Journal of Biological Anthropology dergisinde yayımlanan yeni bir araştırmaya göre, LB 1’in pelvsi diğer Homo türlerine daha yakın özellikler taşıyor. Yapılan ölçümlerin çoğu, modern insanlarda görülen aralıkta bulunuyor. Araştırmacılar, bu anatomik özelliklerin Homo floresiensis’in dik yürüyüş yeteneği hakkında önemli bilgiler sunduğunu belirtiyorlar.
Homo floresiensis Pelvisinin Ölçülmesi
İliak flare (kalça kemiğinin üst kısmının vücuttan uzaklaşma derecesi), yürüme sırasında dengeyi sağlayan kasların pozisyonunu etkiler. Lewton’un ekibi, LB 1’in pelvisinden alınan mikro-CT taramalarıyla 3 boyutlu bir model oluşturdu ve yedi farklı ölçüm yaptı. Bu ölçümler, modern insanlar, şempanzeler, goriller ve diğer fosil örnekleriyle karşılaştırıldı.
Araştırmacılar, kalça kemiğinin üst kısmındaki genişliği ölçmek için dijital düzlemler kullanarak her bir örneği aynı yöntemle değerlendirdiler. Yapılan karşılaştırma sonucunda, LB 1’in ölçüleri diğer Homo türleriyle uyumlu bulundu.
Ancak, araştırmacılar bazı özelliklerin tek başına değerlendirildiğinde, LB 1’in Pleistosen dönemi Homo örneklerine ve bazı Australopithecus türlerine daha yakın olduğunu tespit ettiler. Yine de, pelvis yapısı modern insanlarla daha fazla ortak noktaya sahip olduğunu gösteriyordu.
Araştırmacılar, kalça kemiğinin uzunluğunun da dikkate alınması gerektiğini belirtiyorlar. LB 1’in iskium (kalça soketi altındaki kısım) diğer örneklerden daha uzundu ve bu durum, hamstring kaslarının daha fazla destek sağladığını veya ağaçlarda daha verimli hareket etmesini sağlayabileceğini gösteriyor.
LB 1’in bacakları nispeten kısa olduğu için, hızlı koşmak vücudu yorabilir. Ayrıca, ayak parmakları uzun ve kavisliydi ve belirgin bir ayak kemeri yoktu. Bu durum, dik yürüyebilmesine rağmen, hızlı koşma veya uzun mesafeler kat etme konusunda uygun olmadığına işaret ediyor.
Pelvisin Homo floresiensis Hakkındaki Bilgileri
Bu araştırma, Homo floresiensis’in insan soy ağacındaki yerini anlamak için de önemli bilgiler sunuyor. Bu türün, Homo erectus veya başka bir erken dönem Homo popülasyonundan evrimleşmiş olabileceği düşünülüyor. Araştırmacılar ayrıca, LB 1’in pelvis oranlarının sadece küçük boyutuyla açıklanamayacağını belirtiyorlar.
Ekip, pelvisin tamamını yeniden yapılandırmayı planlıyor ve bu durum, kemiklerin nasıl çalıştığına dair daha net bir resim sunabilir. Mevcut parçalar bile, LB 1’in Flores adasında dik yürüdüğünü gösteriyor, ancak tam olarak nasıl hareket ettiği hala belirsizliğini koruyor.
Bu gelişme hakkında düşüncelerinizi, donanım deneyimlerinizi veya sorularınızı Topluluk Forumumuzda paylaşın.
Foruma Katıl & Yanıtla ➔Ne Bilim Popüler Bilim Kurulu
Ne Bilim Popüler Bilim Kurulu uzman editoryal kadrosu ve araştırma ekibi tarafından derlenmiştir.
Bir yanıt yazın