Bu yıldızın gökyüzü galaksideki en tuhaf manzaralardan biri!
Galaksinin En Garip Gökyüzü: S301 Yıldızı ve Sagittarius A Etkisi
Yeni keşfedilen S301 yıldızı, Samanyolu‘nun süper kütleli kara deliği Sagittarius A‘nın (Sgr A) etrafında o kadar yakın bir yörüngede dönüyor ki, gökyüzü algısı çarpıcı şekilde değişiyor.
ESO/GRAVITY Collaboration
The Universe dergisi yazarı Phil Plait’ın bu haftalık köşe yazısıyla bağlantıda kalın: E-posta uyarıları için abone olun.
Evrende birçok tuhaf yıldız var, ancak en garip olanlardan biri S301. İsmi sıradan olsa da, derin anlamlar barındırıyor. İroniyle, bu yıldızın kendisi aslında pek de tuhaf değil. Güneşimize benzer, ancak daha büyük, daha sıcak ve daha parlak. Galaksi genelinde milyarlarca tane var.
Bu yıldız, evrende başka bir yerde olsaydı, tamamen sıradan olurdu. Ancak, her kozmik emlak danışmanı gibi, “konum” çok önemli. Yıldız değil, çevre önemli.
S301, Samanyolu galaksinin merkezinde bulunan süper kütleli kara delik Sagittarius A’nın (Sgr A) etrafında dönüyor. Buradan görülen gökyüzü alışılmadık derecede çarpık; yıldız, zaman ve uzayda ciddi bozulmalar yaşıyor.
4.3 milyon güneş kütlesine sahip olan Sgr A, bölgedeki yerçekimiyle hakimiyet kuruyor.
Astronomlar, kızılötesi teleskoplarla toz bulutlarının arkasındaki yıldızları gözlemleyebiliyor. Çoğu eliptik yörüngelerde dönüyor ve bazıları kara deliğe yakınlaşıyor. S2 adlı bir yıldız, daha önce bu rekoru elinde tutuyordu.
Ağustos 2026’da astronomlar, S301 adını verdikleri yeni bir yıldızı keşfettiler. Bu yıldızın yörüngesi o kadar uzamış ki, kara deliğe yaklaşık 1.7 milyar kilometre yaklaşıyor; bu mesafe, Güneş ile Satürn arasındaki ortalama mesafeden biraz daha uzak.
Bu durum, S301’den görülen gökyüzünü benzersiz kılıyor. 2022 yılında, astronomlar Sgr A etrafındaki madde akışının ilk görüntülerini elde ettiler. Bu görüntüde, kara deliğin etrafında dönen halka şeklinde bir yapı görünüyor. S301’den bakıldığında, bu halka çok daha geniş ve belirgin olacaktır.
Ancak, 200 yıl önce, kara deliğe düşen madde o kadar ısınmıştı ki, X-ışını patlamalarıyla şiddetli radyasyon yayılıyordu. Bu durumdan dolayı, S301’in etrafında gezegenlerin olması pek olası değil.
Bu durum üzücü olsa da, S301’den görülen manzara gerçekten etkileyici. Ancak, en dikkat çekici özelliklerden biri de yıldızın hızı. S301, perigalaktikon noktasında (Sgr A’ye en yakın olduğu nokta) saatte 90 milyon kilometre hızla hareket ediyor. Bu hız, ışık hızının %8’ine denk geliyor.
Bu yüksek hızda, ışığın renkleri değişiyor; bu olaya “Doppler etkisi” deniyor. Örneğin, Samanyolu’ndaki kırmızı hidrojen bulutları, S301 hareket ederken farklı renklere dönüşüyor.
Ayrıca, yıldızların konumları da değişiyor; bu etki, araba kullanırken yağmur damlalarının açıyla görünmesine benzer. Bu durum, gökyüzünün haritasını çıkarmayı zorlaştırıyor. Tüm takımlar, yıldızın 8.7 yıllık yörüngesi boyunca farklı konumlarda görünecektir.
Einstein’ın özel görelilik teorisine göre, hareketli nesneler için zaman daha yavaş akar. S301’in maksimum hızında, yıldız üzerindeki saatler, Dünya’daki saatlere göre saatte yaklaşık 11 saniye kaybedecektir.
Tüm bu faktörler bir araya geldiğinde, S301’den gökyüzünü izlemek hem büyüleyici hem de karmaşık bir deneyim sunuyor.
Bu durum, astronomlar için harika bir fırsat olsa da, ben kişisel olarak Dünya’dan gökyüzüne bakmayı tercih ediyorum.
Editor in Chief,
Bu gelişme hakkında düşüncelerinizi, donanım deneyimlerinizi veya sorularınızı Topluluk Forumumuzda paylaşın.
Foruma Katıl & Yanıtla ➔Ne Bilim Popüler Bilim Kurulu
Ne Bilim Popüler Bilim Kurulu uzman editoryal kadrosu ve araştırma ekibi tarafından derlenmiştir.
Bir yanıt yazın