Hareketsiz Hayat Yerine Kısa Egzersizler, Kanser Riskini Azaltabilir
Gün boyu yatmak ve telefonda gezinmek cazip gelebilirken, kronik olarak hareketsiz bir yaşam tarzı kanser riskini artırabilir. Öte yandan, uyku veya televizyon izlemek yerine yapılan kısa süreli aktiviteler bile, ilerleyen yaşlarda kanser riskini azaltabilir. Bu bulgular,
BMC Medicine
dergisinde yayınlanan yeni bir araştırmada ortaya kondu. Araştırma, neredeyse 60.000 kişiden elde edilen sağlık verilerini inceleyerek, uyku, hareketsizlik ve fiziksel aktivitenin kanser riski üzerindeki etkilerini değerlendirdi. Araştırmanın temel sonucu ise oldukça basit: Ne kadar çok hareket edilirse, kanser riski o kadar azalır.
Araştırmanın başyazarı, University College London’da fiziksel aktivite epidemiyolojisi alanında kıdemli araştırmacı olan John Mitchell, “Teorik modellemelere dayanarak, çalışmamız, otobüse yetişmek için koşmak gibi kısa süreli yoğun aktivitelerin yerini uykuya, oturmaya veya hafif aktivitelere bırakmanın kanser riskini artırdığını gösterdi” şeklinde bir
yaptı.
Hareketin Kanser Riskiyle İlişkisi
Egzersiz yapmak birçok açıdan kısa vadeli faydalar sağlarken, aynı zamanda uzun vadede de olumlu etkileri vardır. Örneğin, düzenli fiziksel aktivite, meme, prostat, kolon, rahim ve hatta pankreas kanseri gibi çeşitli kanser türlerinin riskini azaltmaya yardımcı olabilir. Amerikan Kanser Derneği’nin verilerine göre…
Yeni araştırmada ise, fiziksel aktivitenin yanı sıra uyku ve hareketsizlik davranışlarının da dikkate alınmasının önemi vurgulanmaktadır. Bu faktörler bir araya gelerek, araştırmacıların “24 saatlik günlük hareket spektrumu” olarak adlandırdığı bir bütün oluşturur.
Çalışma, Birleşik Krallık Biyobank (UK Biobank) veritabanındaki 59.218 kişiden elde edilen bilgilere dayanmaktadır. UK Biobank, yarım milyondan fazla gönüllünün sağlık bilgilerini içeren kapsamlı bir veri tabanıdır. Araştırmacılar, özellikle katılımcıların hareketlerinin 7 gün boyunca bilekliklerine takılan hızölçer cihazlarla izlendiği UK Biobank’ın hızölçer alt çalışmasından elde edilen verileri kullanmıştır.
Bu gruptaki kişilerin %2.385’inde, başlangıçtaki hızölçer alt çalışmanın ardından 8 yıl içinde kanser teşhisi konulmuştur.
Hareketsiz Davranışların Yerine Hareket
Araştırmacılar, elde edilen hızölçer verileri sayesinde, 24 saatlik hareket davranışları ile kanser riski arasındaki ilişkiyi ortaya koymayı başarmıştır.
Yapılan analizler, uyku veya hareketsizliğin yerine 15 dakikalık hareketin konulmasının, kanser riskinde %2’lik bir azalmaya yol açtığını göstermiştir. Buna karşılık, 30 dakika hareketin yerini 30 dakika hareketsizliğin alması, kanser riskini %8 artırırken, 30 dakika hareketin yerine 30 dakika uyku, kanser riskini %7 artırmıştır.
Kanser riskinde en büyük azalmayı ise, yoğun fiziksel aktivite (kalp atış hızını artıran ve terlemeye neden olan aktiviteler) yapmak, bunun yerine uyumak veya hareketsiz kalmaktan daha fazla fayda sağlamıştır. Hatta, düşük yoğunluklu fiziksel aktivitelere (hafif ve orta yoğunlukta) kıyasla sadece 3 dakika yoğun fiziksel aktivite yapmak bile kanser riskini azaltmıştır.
Hareketsiz Hayatın Yerine Aktivite
Merkezler Hastalık Kontrol ve Önleme Merkezi (CDC), yetişkinlerin haftada 150 dakika orta yoğunlukta veya 75 dakika yüksek yoğunlukta aktivite yapmasını önermektedir. Orta yoğunluktaki aktiviteler arasında hızlı yürüyüş, su aerobigi ve çim biçme makinesi kullanmak yer alırken, yüksek yoğunluklu aktiviteler arasında koşu, yüzme, hızlı bisiklet sürme veya yokuş yukarı bisiklet sürme bulunmaktadır.
Hareketsizlik yerine aktivite yapmak, kanser için kesin bir garanti olmasa da, tüm farkı yaratabilir. John Mitchell, “Önceden aktif bir yaşam tarzına sahip olan kişilerin, yaşlandıkça bu aktivite düzeyini korumalarının önemli olduğunu” vurgulamıştır.
Bu makale tıbbi tavsiye niteliği taşımamakta olup, yalnızca bilgilendirme amaçlıdır.
Kaynaklar:
- Amerikan Kanser Derneği:
- Merkezler Hastalık Kontrol ve Önleme Merkezi:
Bu makale, Discovermagazine.com’daki yazarlar tarafından hazırlanmıştır ve bilimsel doğruluğu için hakemli çalışmalara ve yüksek kaliteli kaynaklara dayanmaktadır. Editörler, bilimsel doğruluk ve editoryal standartlar açısından inceleme yapmaktadır.
Bu gelişme hakkında düşüncelerinizi, donanım deneyimlerinizi veya sorularınızı Topluluk Forumumuzda paylaşın.
Foruma Katıl & Yanıtla ➔Ne Bilim Popüler Bilim Kurulu
Ne Bilim Popüler Bilim Kurulu uzman editoryal kadrosu ve araştırma ekibi tarafından derlenmiştir.
Bir yanıt yazın