Pelin Kara
Haber Bilim araştırma ve bilimsel analiz heyeti üyesi.
Kuantum fiziği ile kişisel gelişim söylemleri arasındaki bağ tamamen terimların soyutlanmasıyla kurulan bir yanılsamadır. Kuantum mekaniğindeki “gözlemci etkisi” veya “süperpozisyon” gibi kavramlar, aslında foton, elektron gibi parçacıkların dalga-fonksiyonu ile tanımlanan durumlarıyla ilgilidir; burada “gözlemci” demek bilinçli bir öznel değil, fiziksel bir ölçüm aygıtıyla sistem arasındaki etkileşimdir. Yani deney odasında dedektör olmasa da deneyciye gerek yoktur. Çekim yasası iddia edenlerin “frekans” ve “titreşim” olarak kullandığı ifadeler, gerçek fizikteki frekans (Hz) ya da enerji seviyeleriyle hiçbir metriksel bağı olmayan metaforlardır; bir fotonun enerjisi E=hf ilişkisiyle belirlenirken, “pozitif düşünmenin evreni nasıl şekillendirdiği” iddiası bu denklemin hiçbir terimine indirgenemez.
Laboratuvar dışındaki bu iddiaların üstünden geçtiğim deneyim şunu net gösteriyor: gerçek kuantum olayları soğuk, izole ve istatistisel olarak tekrarlanabilir sistemlerde gözlemlenir, oysa çekim yasası deneyimleri anekdotsal?
Sonsuz enerji makinelerini tek tek çürütmek için uyguladığım pratik protokol iki termodinamik kanuna dayanır ve her iddia için sıfırdan uygulanmalıdır. İlk adım enerji muhasebesi (1. Kanun): sisteme giren tüm enerjiyi (kimyasal, elektrik, ışık, mekanik) ve çıkan enerjiyi kronolojik olarak kaydedin.
Haber Bilim araştırma ve bilimsel analiz heyeti üyesi.
Okutarak mobil cihazınızda açın