Levent Yarkın
Haber Bilim araştırma ve bilimsel analiz heyeti üyesi.
Yıldırımın aynı yere iki kez düşmemesi bir efsanedir; tam tersine yüksek ve öne çıkan yapılara yapılan ölçümler, aynı noktanın bir fırtına sırasında veya farklı mevsimlerde defalarca çarptığını net şekilde gösteriyor. Paratonerin (ışınlandırıcı) mantığı da tam olarak bu olgu üzerine kurulu: sivri uçlu metal çubuk, etrafındaki elektrik alan yoğunlaşmasını artırarak corona deşarjı yaratarak istenilen çarpma noktasını kendisine çeker ve bu sırada oluşan iyonlaşmış kanal, yıldırım dalgasının binmesini istenilen, izole edilebilir noktaya yönlendirir. Yani paratoner yıldırımı “itmez” ya da “önceden yakalamaz”, mevcut en kısa ve en düşük empedanslı yolu sağlayarak hasarlı deşarjı kendisine alıp topraklama şebekesine güvenli şekilde yönlendirir. Pratikte bu sistemin işe yaması tamamen topraklama direncinin düşük olması ve eşpotansiyel şebekenin bütünleştirilmesine bağlıdır; kötü topraklanmış bir paratoner, sadece çarpma noktasını belirler, gerisini çözmez.
Deneyimle kanıtladığım bir konu da, paratonerin koruma alanının klasik “45 derece koni” kuralının pratikte oldukça kısıtlı olduğu; bugün IEC 62305 standardında kullanılan koruma silindiri/koru alanı yönteminin, çubuk yüksekliği ve uç geometrisiyle hesaplanan gerçek koruma hacmini daha doğru tanımlamasıdır.
Ayrıca yüksek binaların tepesindeki panjur demirlerinde yapılan izlemelerde, aynı çubğun kısa sürede ardışık dalga formlarıyla (birden fazla üst üste deşarjıyla)?
Haber Bilim araştırma ve bilimsel analiz heyeti üyesi.
Okutarak mobil cihazınızda açın