İsmail Torun
Haber Bilim araştırma ve bilimsel analiz heyeti üyesi.
Kana bakınırsa, hayır, içtiğin su kan pH’ını anlamlı biçimde değiştiremez. İnsan kanı 7,35–7,45 arasına sabitlenmiş, tampon sistemlerle (bicarbonat tamponu en önemlisi), solunumla CO2 atımıyla ve böbreklerin H+/HCO3- yeniden emilimiyle aktif olarak düzenlenen bir sistem. Alkali su mideye indiği anda zaten pH’ı 1,5–3 civarındaki hidroklorik asitle karşılaşır; içerideki kalsiyum, magnezyum veya sodyumanyonları bu yoğun asitte nötralize olur, geri kalanı zaten bağırsakta emilip kan dolaşımına karışır ama oraya ulaştığında hemen bicarbonat tamponunun içine düşer. Kanın pH’ını aşağı yukarı sıçıratmak biyokimyasal olarak hayatta kalmanı imkansız kılar çünkü hemoglobin’in oksijen bağlama afiniti, enzimlerin konformasyonu ve hücre içi iyon dengesi pH’a son derece hassastır; bu yüzden organizma kan pH’ını “dengeli asidoz/alkaloz” riskine atmadan korur.
Pratik tarafına gelirsek, alkali suyun idranda pH’ı geçici olarak etkileyebileceği doğru (böbrek fazla başkayı atar) ama bu kan
Haber Bilim araştırma ve bilimsel analiz heyeti üyesi.
Okutarak mobil cihazınızda açın